VİYANA GEZİ REHBERİ

Scbönbrunn Sarayı’nın bahçesi ve Gloriette

Avrupa’nın zarif başkenti Viyana; yüzyıllardır bozulmadan kalan Barok Mimarisi, sanatın her çeşidini sunan zengin kültür yelpazesi ve muhteşem şehir yapısıyla en güzel ve en gözde turizm rotalarından birisi. Özellikle de chritmas zamanı.

Geçen yıl hem Orta Avrupa’yı keşfetmeye başlamak hem de noel pazarlarını gezmek için yönümüzü Budapeşte’ye çevirmiştik. Çok güzel hatıralarla ayrıldık Budapeşte’den. Noel pazarları, chritmas ruhu şehre çok farklı bir enerji vermişti. Tadı damağımızda kaldığı için başka bir Avrupa başkenti olan zarif Viyana’yı tercih ettik.

Viyana son iki yıldır üst üste Dünya’nın en yaşanabilir şehri seçiliyor.  2018 yılıyla birlikte Viyana, toplamda 8 kez ‘dünyanın en yaşanabilir’ şehri seçildi. Son derece entegre ve aksamayan toplu taşıması, tertemiz sokakları, güvenli caddeleri, sınırsız eğlence seçeneği ile bu unvanı fazlasıyla hak ediyor.

Gelelim gezimizin asıl amacı olan christmas pazarlarına. Şehrin neredeyse her yerine yaklaşık 20 tane noel marketi kuruluyor. Noel marketleri; çeşitli ışık festivalleri, yeni yıl ruhuna uygun konserleri, birbirinden süslü ağaçları ve festival yemekleri ile şenleniyor. Aslını söylemek gerekirse şehri devasa bir panayır alanına dönüştürmüşler.  Yemeklerin beni cezbettiğini  inkr edemeyeceğim. Her türlü şekerleme ve tatlılar, Orta Avrupa’nın geleneksel lezzetleri ve sıcak şaraplar tezgahlarda sunuluyor.Özellikle cuma ve cumartesi geceleri her noel pazarı adeta bir panayır alanı.

En büyük noel pazarı Rathausplatz’a kuruluyor. Mevsimin büyüleyici romantizmini ve nostaljisini hayata geçirmişler. Yüzlerce farklı renkte ışık ile süslenmiş devasa bir Noel ağacı karşılıyor sizi. Bunun yanına 4,000m²’lik buz pateni pisti de size filmlerdeki gibi bir noel agtmosferi sunuyor.  Oyunlar, bir atlıkarınca ve bir ren geyiği treni de dahil olmak üzere çocukları ve ısrarla çocuk kalanları eğlendirmek için düşünülmüş. Fazlasıyla büyüleyici olan bu pazarı görmeden Viyana’dan dönmeyin.

Schottenkirche’de kurulan Old Viennese Christmas Market ise ikinci favorim. Bunların dışında Stephansplatz, Belvedere ve Schönbrunn Sarayına kurulan pazarlarda güzel. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.


VİYANA’YA NASIL ULAŞIRIM ?

Viyana’ya Türkiye’nin farklı şehirlerinden farklı havayolları ile doğrudan uçuş bulabilirsiniz. Eğer havayolu kampanyalarını takip ederseniz iç hat bileti fiyatına Hollanda gidiş/geliş uçak bileti dahi alabilirsiniz.

İstanbul’dan havalandıktan yaklaşık  2 saat uçuş sonunda Viyana Havalimanı‘na iniş yapıyoruz. Havalimanı şehir merkezinin 16 km dışında. Şehir merkezine ulaşmak için 2 seçeneğiniz var. En çok bilineni ekspres tren. 12 Euro karşılığından 16 dakikada şehir merkezinde olabilirsiniz. Diğer bir seçenek de S7 treni. Sadece 2.30 Eruo’ya ortalama yarım saatte şehre gideceğiniz bu banliyö treni de oldukça cazip bir seçenek. Zaman sıkıntınız yoksa daha ekonomik bir seçenek olan S7 trenini tercih etmenizi tavsiye ederim. Bilet makineleri kredi kartı kabul ediyor.

VİYANA’DA ŞEHİR İÇİ ULAŞIM NASIL?

Yukarıda Viyana’da toplu taşımanın son derece gelişmiş ve entegre olduğundan bahsetmiştim. Bununla birlikte Viyana’da gezilecek yerler arasındaki mesafe de oldukça fazla. Bu nedenle en mantıklısı günlük bilet almak.  Sınırsız günlük ulaşım kartı 7 Euro, 2 günlük 13 Euro, 3 günlük ise 16  Euro. 

Vienne Pass ve Vienna City Card olarak adlandırılan iki adet de şehir kartı seçeneğiniz var. Vienna City Card yani kırmızı olan sınırsız toplu taşımadan faylanma olanağı yanında müze girişlerinde çeşitli indirimler sunuyor. 1.2. ve 3 günlük Vienna City Card ücretleri 17,25 ve 29 Euro.

Vienna Pass ise birkaç müzeye ücretsiz giriş imkanının yanında Hop On Hop Of adı verilen şehri panoramik olarak gösteren otobüslerden yararlanma imkanı sunuyor. Ancak sınırsız toplu taşımadan faydalanamıyorsunuz.
1.2. ve 3 günlük Vienna Pass ücretleri ise sırasıyla 32,37 ve 41 Euro. Ayrıntılı bilgi için burayı tıklayabilirsiniz. 

VİYANA’DA NEREDE KONAKLANIR?

Yine Viyana’nın muhteşem ulaşım ağı sayesinde konaklama seçeneğinizi şehrin her noktasından gönül rahatlığı seçebilirsiniz. Hem de hiçbir güvenlik endişesi olmadan. Bu kadar düzenli ve güvenli bir şehirde konaklama seçmek benim için de oldukça kolay oldu. 

Peki bir nerede konaladık? Şehir merkezine 10 dakika mesafede olan İbis Wien Messe’de iki kişi gecelik 60 Euro’ya konakladık. İbis standartlarında, oldukça yeterli ve temiz bir oteldi.

VİYANA’DA NE YENİR?

Viyana’da yeme/içme konusu’nun kısa bir başlık altına sığmayacağına karar verdim. Bu nedenle sizi VİYANA YEME İÇME REHBERİ‘ni okumaya davet ediyorum. 

VİYANA’DA NE KADAR SÜRE KALINIR?

Viyana’ın en güzel müzelerini gezmek, sokaklarının tadını çıkartmak, noel pazarlarının tadını çıkartmak için  en az 3 gün ayırmanız gerekiyor.

VİYANA’DA GEZİLECEK YERLER

Schönbrunn Sarayı

Avusturya’nın başlıca sanat eserlerini  barındıran Schönbrunn Sarayı, Birinci Leopold tarafından yazlık saray olarak yaptırılmış. Schönbrunn’un asıl hikayesi ise Maria Teresa’nın daha rahat bir ortamda çalışmak istemesiyle başladı. Kraliçe 1740 yılında tahta çıkar çıkmaz babasının da av köşkü olarak kullandığı saraya yerleşmiş.

Avrupa’da bütün dönem sarayları Fischer von Erlach’ın “Süper Versailles” etkisindeyken, bu fikri fazla abartılı bulun Maria Teresa en sevdiği mimar olan Pacassi’yi Avusturya’ya getirtmiş ve “pastoral mutlakıyetinin”  bir sembolü olan sıcak ve dekoratif Schönbrunn Sarayını inşa ettirmiştir. 

Saraın kendisi kadar bahçeleri de son derece etkiyelicidir. Sarrayın sağında ve solunda yer alan Kammergarden ve Kronprinzengarden dışında yer alan Saray Bahçeleri ücretsiz olarak ziyaret edilebilir. Saray bahçesinin tepesine neo klasik tarzda bir sütun dizisi olan Gloriette inşa edilmiştir.

Sarayın iç kısmı ise oldukça ilgi çekici ve büyüleyici. Kahvaltı Odası, Aynalı Salon, Yuvarlak Çini Salonu Napoleon Salonu görülmesi gereken Saray bölmelerinden.

Giriş Ücreti 17 Euro. Ayrıntılı bilgi için tık tık.

Hofburg İmparatorluk Sarayı

Hofburg Sarayı, 13. Yüzyıldan  I. Dünya Savaşının sonuna kadar Avusturya hükümdarlarına ev sahipliği yapmıştır. Avrupa tarihinin çok önemli bir parçası olan Hofburg Sarayı, 700 yıllık mimarlık tarihinin de farklı izlerini taşımaktadır. 1Gotik tarzdan Rönesans’a, Barok’dan Rococo’ya ve biraz da klasisizme birçok etki çok net şekilde göze çarpıyor.

Yaklaşık 60 hektarlık devasa bir boyutta olan ve beş ana yapıdan oluşan saray; 18 bina, 19 avlu, 2,600 oda ile bir şehir büyüklüğündedir. İmparatorluk Evleri, Sisi Müzesi ve Gümüş koleksiyonları sarayın önemli kısımlarıdır.

Belvedere Sarayı

Saroy Prensi Eugen’nin yazlık sarayı, Viyana’nın Barok mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir Belvedere Sarayı. Belvedere Sarayları ya da bilinen adıyla “Belvedere” iki sarayın birleşmesinden oluşmaktadır.

Aşağı Belvedere Prens Eugene tarafından yazlık saray olarak yaptırılmıştır. Günümüzde Barok Avusturya Sanat Müzesi olarak kullanılmaktadır. Aşağı Belvere’den gidilen Saray’n Limonluk kısmı ise Ortaçağı Sanatı Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Yukarı Belvedere ise 19. ve 20. Yüzyıl Avusturya Galerisi olarak kullanıl maktadır.   

Aziz Stefan Katedrali

Aziz Stefan Katedrali Viyana’nın kalbidir. Viyana’nın özgürlük simgesi olarak görülen Aziz Stephan da şehrin özgürlük sembolü olarak bilinir. Tarih boyunca pek çok savaş ve yangın atlatmış, defalarca restore edilmiş,  Osmanlı’nın Viyana kuşatmaları sırasında, halkın sığınağı haline gelmiştir. 

Yapımına 1147’de başlanan ve Gotik mimari tarzında inşa edilen katedral, 137 metre yüksekliğe ve 70 metre genişliğe sahip. Avusturya Dükü IV. Rudolf tarafından yaptırılan katedralin Devler Kapısı ve Putperest Kuleler, Kule Külahı, Çinli Çatı, Singer Kapısı, Vaiz Kürsü ve Yüksek Altar gibi bölümleri bulunmaktadır.

Pazar günleri ve diğer tatil günlerinde saat 10:15’te ayin yapılmaktadır. 

Viyana Devlet Operası

Viyana Devlet Opera Binası (Wiener Staatsoper) sanatın başkenti Viyana’nın simge yapılarından biri. Tek gösteride iki bin yüz kişiyi ağırlama kapasitesi bulunan salonun bulunduğu yapı, İmparator Franz Joseph için Neo-Rönesans mimari tarzda inşa edilmiş. Rehberli turlarla gezebileceğiniz gibi düzenlenen performanslara bilet alarak da gezebilirseniz.

Eğer siz de Mozart’ın doğduğu şehre kadar gelip de bir opera izlemeden dönmek olmaz diyorsanız sizi piste davet ediyorum. Viyana’da opera izlemek sanıldığı kadar maliyetli değil. Eğer en az bir ay önceden bilet bakmaya başlarsanız 10 Euro’ya bile bilet bulmanız mümkün.  Bunun için doğru adres Viyana Devlet Operası’nın resmi sitesi.  

Sahneyi her açıdan mükemmel gördüğünüzün bir şehir efsanesi olduğunu da unutmayın. Binada özellikle sol ve sağ  balkonlar kör nokta. Kesinlikle sahneyi göremezsiniz. Bu nedenle ayakta bile olsa hakkıyla performans izlemek için orta kısmı yakın koltukları seçin.

Hundertwasser Evi

Hundertwasser Evi, Avusturya ‘nın başkenti Viyana ‘ da bulunan ve tasarımı Avusturyalı sanatçı Friedensreich Hundertwasser tarafından yapılmış olan bir apartmandır. Dalgalı dış cephesi ile dikkat çeken 52 dairesi rengarenk kiremitler, seramikler, soğan kubbelerle dekore edilmişir. Landstrasse’deki Hundertwasserhaus Kegelgasse 34-38 numaradadır.

Viyana Sanat Tarihi Müzesi

Dekoratif ve güzel sanatlar alanlarında dünyanın en önemli müzelerinden olan Viyana Sanat Tarihi Müzesi (Kunsthistorisches Museum), gerek koleksiyonu ve gerekse de mimarisiyle oldukça etkileyici bir müzedir. Her ne kadar Louvre Müzesi veya Prado Müzesi’nden daha az tanınmasının tek sebebinin asla telaffuz edilemeyen ismi olduğu görüşüne katılmamak elde değil. 

Avusturya-Macaristan İmparatoru I. Franz Joseph tarafından 1891’de açılan ve Habsburg hanedanlığının yüzyıllar boyunca topladıkları eşsiz eserler barındıran müzede, Mısır ve Yakındoğu Koleksiyonu, Yunan ve Roman Antik Koleksiyonu, Madeni Paralar Koleksiyonu, Dekoratif Sanatlar Koleksiyonu ve Kütüphane bölümleri yer alıyor.

Museumsquartier

Museumsquartier bir modern sanat müzeleri kompleksidir. Kandinsky, Magritte ve Warhol gibi 20. yüzyıl sanatçılarının eserlerinin sergilendiği MUMOK(Modern Sanat Müzesi), Klimt, Schiele ve Max Oppenheimer gibi sanatçıların eserlerinin sergilendiği 19. ve 20. yüzyıl Avusurya Sanatını yansıtan eserlerin sergilendiği Leopold Museum bu kompleksin içindedir.

Albertina Müzesi

Maria Teresa’nın damadı Saksonya Dükü Albert’in adını taşıyan ve 1781 yılında inşa edilen saray, Dünya’nın en iyi grafik sanat eser koleksiyonlarından birisine ev sahipliği yapar.  60.000’i aşan orijinal çizim ve bir milyondan fazla baskının yer aldığı koleksiyon 15. yüzyıldan günümüze kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Müze, ağaç baskı, taş baskı ve gravür gibi tekniklerle yapılmış baskı çalışmalarını da içeren devasa bir koleksiyona sahiptir.

Avusturya Millî Kütüphanesi

Avusturya Millî Kütüphanesi, 1368 yılında kurulmuştur. Binicilik Okulunun yanında yer alır. 2 milyondan fazla el yazması eser ve basılı kitabın yanı sıra portreler, haritalar, notalar, papirüse yazılmış dokümanlar bulunur. Günümüzde arşivinde yaklaşık 7,5 milyon eser bulundurmaktadır.  Eskiden İmparatorluk Kütüphanesi olan yapı imparatorluk mimarı olan Johann Bernhard Fischer von Erlachın en önemli eseridir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir